2018 yılı tarım sektörünün fotoğrafı..!

Bu sayımızla birlikte, 2018 yılını geride bırakıyoruz. Ben de köşemde, tarım sektörünün 2018 yılını nasıl geçirdiğini kısaca sizlere özetlemek istiyorum.

23:28, 25 Kasım 2018 tarihinde, Arif Temiz tarafından eklendi.

Çok kıymetli tarım sevdalıları,

 

Dergimizin 70. sayısını sizlere ulaştırmanın mutluluğu içindeyiz. Bu sayımızla birlikte, 2018 yılını geride bırakıyoruz. Ben de köşemde, tarım sektörünün 2018 yılını nasıl geçirdiğini kısaca sizlere özetlemek istiyorum.

Tarım, insan hayatının devamını sağlayan en temel unsur olan beslenme ihtiyacını karşıladığı için tüm toplumlar ve ülkeler açısından vazgeçilmez sektördür. Ayrıca, tarıma dayalı sanayiye hammadde sağlaması, önemli bir istihdam sağlıyor olması ve dışa bağımlılığı azaltması sektörü özel konuma getirmektedir. Dış etkenlerden fazlasıyla etkilenen ve belirsizliklerin yoğun olduğu tarım, bu özellikleri nedeniyle sürekli kontrol altında tutulması gereken ve sık sık müdahalelerin söz konusu olduğu sektördür. Yalnız tarımın en temel unsuru olan çiftçi, maalesef mutsuzdur. Çünkü uygulanan tarım politikaları üretimi sürdürülemez hale getirmektedir.

2017 yılında tarımda ithalata dayalı bir politika izlenmişti, bu yıl da politika değişmedi. Gümrük vergileri düşürülerek birçok ürün yine ithal edildi, çiftçi zarara uğratıldı. Çiftçilerimiz, ithalat darbesinin yanında doğal olaylardan da oldukça fazla etkilendi. Birçok bölgemizde; sel, fırtına, dolu, kuraklık gibi doğal afetler çiftçinin peşini bırakmadı. Zor şartlarda ülkemizin gıda güvencesini sağlamaya devam eden çiftçilerimiz her türlü desteği hak etti ama desteklenmedi. Tek destek, borçlarının bir yıl ertelenmesi oldu.

2018 yılı tarımsal destekleri, çiftçilerin beklentilerine cevap vermedi. Yapılan desteklemeler dışa bağımlılığı azaltmadı, üretimi teşvik etmekten uzak kaldı. Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında, birçok ürüne verilen destek geçen yılla aynı kalırken, gübre ve mazot desteğinde kısmi artış yapıldı. Yıl içerisinde tohum, gübre ve mazot gibi önemli girdilerde %200’lere varan artış söz konusu oldu ve çiftçi hüsrana uğradı. Kısacası, tarımsal destekler enflasyonun çok gerisinde, üretimi teşvik etme, çiftçiyi köyünde tutmaktan uzak kaldı.

2018 yılında tarımda değişen tek şey, Bakanlığın adı ve logosu oldu. Türkiye, 24 Haziran’da seçime giderken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hayata geçti. Yeni sistemle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. Tarımın dümenine ise yine sektörden uzak bir isim olan sayın Bekir Pakdemirli getirildi. Sayın Pakdemirli’nin 5 aylık görev süresince yaptıklarına baktığımda, tarıma ilaç olamayacağı kanaatindeyim, umarım yanılırım.

Ülkemiz, tarımsal üretimde kullanılan girdilerin hemen hepsinde dışa bağımlı durumdadır. Hammaddeler ithal edildiğinden, döviz kurlarında en küçük dalgalanma sektörü olumsuz etkilemektedir. Geçtiğimiz aylarda dolar ve euronun yükselmesi, tarımsal girdi fiyatlarını artırdı. Öyle ki, yüksek maliyetler nedeniyle çiftçi, üretimde gübre kullanımını kıstı. Bunun üretime yansıması, gelecek yıl içerisinde görülecek, ancak şimdiden buğday üretiminde büyük düşüş beklendiğini söylemek lazım. Çiftçi maliyetler altında ezilirken, yetkililer bunu görmezden geldi.

Geride bırakacağımız yılda, en önemli gelişmelerden biri de Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi oldu. 14 Şeker Fabrikası özelleştirilirken, tarım sektörünün son bacası tüten fabrikaları da satıldı. Özelleştirmelerin ardından pancar çiftçisinin mağdur olduğunu söylemek yanlış olmaz. Şimdiye kadar çiftçiden alınması gereken pancarın önemli bir kısmı alınmayı beklerken, çiftçiler pancarını satmak için fabrikaların kapısında nöbet tutmaya devam etti.

2018 yılında; canlı hayvan, karkas et, patates ve kuru soğan gündemden hiç düşmedi. Et fiyatlarının düşmesi için ithalat yapıldı, fakat işe yaramadı. Üretimi artırmak yerine ithalat çözüm kapısı görüldü, çözüm olmadı. Patates fiyatları yükselince Suriye’den ithal patates geldi. Kuru soğan fiyatları yükselince, depolara baskın yapıldı, stokçuluk yapıldığı öne sürüldü. Ancak patates ve kuru soğanın direkt tarladan değil, depolardan piyasaya sürüldüğünü bilmeyen yetkililer, mağduriyet yarattı.

2018 yılında tarım sektöründe daha birçok şey yaşandı, ama buradan en önemlilerini başlık altında sunmaya çalıştım. İşin özü, tarımda her şey sarpa sarmış durumda. Temennim, tarımsal politikaların bilimsel esaslara dayalı, uzun vadeli ve planlı bir yaklaşım içinde gerçekleştirilmesidir. Yeni yılda, üretimin, çiftçinin desteklenmesi, ithalatın azaltılması, kırsalda genç nüfusun tutulması, tarıma gereken önem verilerek sektörün canlandırılması gerekmektedir.

2019 yılının ilk sayısında görüşmek umuduyla; hepinize bereketli işler, huzur dolu, aydınlık güler dilerim…  

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!