Dünya’da değer gören bir bitki olan kuşkonmaz üretimi Türkiye’de artırılmalı…

Zengin içerikli 92. sayımızla yeniden sizlerleyiz. Bu ay kapak konumuz, Anavatanı Anadolu olan sağlık deposu ve ekonomik önemi büyük “KUŞKONMAZ”.

23:29, 04 Ekim 2020 tarihinde, Arif Temiz tarafından eklendi.

Değerli Dostlarımız,

Zengin içerikli 92. sayımızla yeniden sizlerleyiz. Bu ay kapak konumuz, Anavatanı Anadolu olan sağlık deposu ve ekonomik önemi büyük “KUŞKONMAZ”. Kıymetli bir bitki olan kuşkonmaz, tüm dünyada yaygın tüketilirken, ülkemizde yeteri kadar bilinmiyor. Tüketimi kadar maalesef üretimi de kısıtlı. Türkiye’de sadece 4 ilde ekonomik anlamda üretimi yapılırken, Eskişehir ön plana çıkan il konumunda. Dünya’da değer gören bir sebze kuşkonmaz. Bunu mutlaka değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Desteklemelerle ve eğitim çalışmalarıyla kuşkonmaz üretimimizi şuan olan 174 ton seviyesinden bin tonlara çıkarmamız zor olmaz. Pazar açısından da zorluk yaşamayacağımızı göz önüne alacak olursak kuşkonmazın katma değerinden faydalanmamız gerektiği kaçınılmaz görünüyor. Ekonomik ömrü 10-12 yıl arasında değişen kuşkonmaz ile ilgili aradığınız tüm bilgiler dosyamızda.

Ülkemizde zeytin ağaçları çoğunlukla büyük gövdeli, yüksek ve geniş taçlı olduğundan sırıklanarak toplanmaktadır. Oysa sırıkla toplamanın önemli sakıncaları vardır. Sırıklama sırasında sürgünler kırılması ve gözlerin zarar görmesi sonucu hasadı izleyen yıl verim çok düşük olmaktadır. Yani ağaçlarda periyodisitenin (bir yıl ürün verip, bir yıl ürün vermemesi) şiddeti artmaktadır. Sayın Zir. Müh. Kurban Nedret, “Zeytin Hasadında Sırığa Dikkat!” başlıklı makalesinde, zeytinde modern hasat tekniklerini ve verimin nasıl artırılacağını anlatıyor.

Kanola tarımı ülkemizin bitkisel sıvı yağ açığını kapatmada, hayvan beslenmesinde küspe yemi sağlamada, arıcılık açısından erken ilkbaharda açan sarı çiçekleriyle bal ve polen üretimi ile ülkemiz ekonomisi için önemli katkıları bulunmaktadır. Kanola, ekim nöbetine girdiği tarım arazilerinde toprağın organik maddece zenginleşmesine, verimliliğinin korunmasına ve rantabl (verimli) olarak değerlendirilmesine yardımcı olan çok iyi bir ön bitkidir. Sayın Dr. Sami Süzer’in, “Bitkisel Yağ Açığımızın Kapatılmasında Kanola Tarımı ve Önemi” başlıklı makalesini okuduğunuzda, kanola ekiminin ülkemizde neden yaygınlaşması gerektiğini daha iyi anlayacaksınız.

Domates, dünyada en çok üretilen, tüketilen ve ticarete konu olan tarım ürünlerinin başında gelmesi, insan beslenmesinde vazgeçilmez ürünlerden olması ve gıda sanayinde dondurulmuş, konserve, salça, ketçap, turşu gibi çok çeşitli kullanım alanlarına sahip olması nedeniyle önemli sebzelerin başında gelmektedir. Domatesin hayatımızda önemli bir yeri olmasıyla birlikte yetiştiriciliğinde bitki hastalıkları ve bitki zararlıları bir o kadar önem arz etmektedir. Abiyotik faktörler hariç neredeyse 53 önemli hastalığı bulunmaktadır. Sayın Zir. Yük. Müh. Şükrü Kaynaş, bu ay sizler için “Domateste Önemli Bakteriyel Hastalıklar”ı yazdı.

Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da yeni bir meyveyi tanıtmaya devam ediyoruz. Sayın Dr. Banu Dal, Ekim ayı makalesinde, “Mamey Sapote Yetiştiriciliği”ni irdeledi.

İçeriğimizde okuyacağınız daha birçok makale, güncel ve sektör haberleri ile infografikler olacak. Kasım sayımızda görüşmek umuduyla; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor, hepinize bereketli işler, huzur dolu, aydınlık günler dilerim…

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!