İthalata son verecek kadar pamuk üretmeliyiz

Beyaz altın pamukta üretimimiz ne yazık ki ihtiyaca yetmiyor. Dünyanın en kaliteli pamuklarının üretildiği, çok daha fazla pamuk üretme potansiyeli olan Türkiye, ithalatta da dördüncü sıradan kurtulamıyor.

11:31, 26 Ağustos 2017 tarihinde, Murat Palabıyık tarafından eklendi.

Beyaz altın pamukta üretimimiz ne yazık ki ihtiyaca yetmiyor. Dünyanın en kaliteli pamuklarının üretildiği, çok daha fazla pamuk üretme potansiyeli olan Türkiye, ithalatta da dördüncü sıradan kurtulamıyor. Bu ülkenin 1 milyar 240 milyon doları pamuk olmak üzere 2,3 milyar dolar pamuk, pamuk ipliği ve pamuklu mensucat ithalatı yapmasını normal karşılayamayız. Bu sorunu çözmeli, pamuk üretimini desteklemeli, ithalata son vermeliyiz. Peki ama nasıl?

Anadolu’ya 1900 yıl önce Hindistan’dan gelen pamuğun lifi tekstil ve konfeksiyon sanayinin ana hammaddesidir. Ayrıca çiğidi yağ sanayine, biyodizel üretimine, linteri ile de kağıt sanayine, küspesi ile hayvancılığa katkıda bulunmaktadır. Uluslararası Pamuk İstişare Komitesi’nin (ICAC) 2016/2017 sezonu tahminlerine göre, pamuk üretiminde Hindistan birinci, Çin ikinci, ABD üçüncü, Pakistan dördüncü, Brezilya beşinci, Özbekistan altıncı, Avustralya yedinci, Türkiye ise sekizinci sırada yer alıyor. Pamukta en büyük sorun verim değil, üretim alanlarının daralmasıdır. Verimde dünyada Avustralya, İsrail, Çin, Meksika’nın ardından beşinci sırada olan Türkiye, üretim alanlarının yüzde 55 oranında azalmasına karşın yine de 756 bin tonluk lif pamuk üretimiyle dünyada sekizinci sırayı alıyor. Türkiye, pamuk ekim alanlarında dokuzuncu sırada bulunuyor. En fazla pamuk tüketen ülkeler içinde Çin, Hindistan ve Pakistan’ın ardından Türkiye dördüncü sırada. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın raporuna göre, son 30 yıllık dönemde Türkiye’de lif pamuk üretimi yüzde 46 artarken, tüketimdeki artış yüzde 189’a ulaştı. Üretimde sekizinci, tüketimde dördüncüyüz. Güçlü tekstil ve konfeksiyon sanayimiz çok miktarda pamuk kullanıyor. Bundan dolayı en çok pamuk ithalatı yapan Bangladeş, Vietnam ve Çin’in ardından dördüncü sıradayız. ABD, Hindistan, Avustralya, Brezilya ve Özbekistan ise ihracatta ilk beş sırayı paylaşıyor.

 

Pamukta ithalata bağımlı kalmamalıyız

 

756 bin ton pamuk üretiyoruz ama tüketimimiz 1,4 milyon tonu buluyor. Üretimimiz ihtiyacımızın yarısından biraz fazla. Pamuk stratejik bir üründür. 80 milyonluk kalabalık bir nüfusa sahip ve en önemli ihraç ürünleri içinde tekstil ve konfeksiyon olan Türkiye’nin pamukta ithalata bağımlı kalmaması gerekiyor.  

Pamuk ve pamuğa dayalı sanayi, çok büyük bir istihdam alanı oluşturmaktadır. İşsizlik sorunu olan Türkiye açısından bu çok önem taşımaktadır. Üretim alanları azalınca, üretici alternatif ürünlere yönelince, pamuk üreten kayıtlı çiftçi sayısı da 2004-2015 döneminde 120 binden 45 bine düştü. Tekstil sanayinde kayıtlı 409 bin, hazır giyim sanayinde 467 bin kişi çalışıyor. Kayıtsız çalışanlarla birlikte bu sayının çok daha fazla olduğu öne sürülüyor.

1995 ve 1998 yıllarında pamuk ekim alanları 757 bin hektarken, bu rakam 2016 yılında 416 bin hektara kadar geriledi. Verimde ise büyük bir artış var. 1990’lı yılların başında dekar başına lif pamuk verimi 90 kilogram civarındaydı. Bu rakam, 2013 yılında 195 kilograma kadar çıktı. En son 2016 yılında dekar başına 182 kilogram lif pamuk verimi alındı. Verim iki katına çıksa da üretim alanları yüzde 55 daralınca, üretimde düşüş kaçınılmaz oldu. 2002 yılında 988 bin tona kadar çıkan lif pamuk üretimi, dünya pamuk fiyatlarında ciddi düşüş ve dalgalanmaların yaşandığı 2009 yılında 638 bin tona kadar geriledi. 2011 yılında 954,6 bin tona yükselen lif pamuk üretimi, 2015’de 738 bin tona kadar indikten sonra 2016 yılında yeniden 756 bin tona yükseldi. 2017 yılında birinci tahminlere göre, kütlü pamuk üretimi, yüzde 11,9 artışla, 2 milyon 100 bin tondan 2 milyon 350 bin tona çıkacak ve 846 bin ton lif pamuk elde edilecek.     

GAP’ın faaliyete geçmesiyle pamuk üretiminde Güneydoğu öne çıktı. 2016 yılında pamuk ekim alanlarının yüzde 57’si Güneydoğu Anadolu, yüzde 22’si Ege bölgelerinde, yüzde 17’si Çukurova, yüzde 1,4’ü ise Antalya yöresinde yer aldı. Bunda Ege ve Çukurova bölgelerinde üreticinin pamuk yerine mısıra yönelmesi de etkili oldu.  

 

Pamuk üretmek için gerekli destekler verilmeli

 

Türkiye’nin pamuk ithalatında ABD, yüzde 42 payla ilk sırada bulunuyor. Brezilya ve Türkmenistan ile birlikte ilk üç ülkenin ithalattaki payı yüzde 70’e çıkıyor. Bu ülkeleri Yunanistan ve Burkina Faso takip ediyor. Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması’nda pamuk ithalatında koruma önlemi bulunmamaktadır. Ayrıca pamuk, Avrupa Birliği ile Türkiye’nin imzaladığı Gümrük Birliği Anlaşması’nda sanayi ürünü olarak işlem görmekte, AB ile Türkiye arasında serbest dolaşıma tabi olmakta ve herhangi bir gümrük vergisi ile korunmamaktadır.

Tekstil ve konfeksiyon, ülkemizin en önemli ihracat ürünlerinin başında gelmektedir. Bunun hammaddesini çiftçimiz üretiyor. İthalata son verecek kadar pamuk üretmek gerekiyor. Pamuk üretmek için gerekli destekler verilmelidir. Destek verildiğinde çiftçinin üretmeye hazır olduğuna eminim. 75 kuruş olan prim desteğinin 1 liraya çıkarılması şarttır. Pamuk üreticisi korunmalı, pamuk gümrük birliğinde tarım ürünleri kapsamına alınmalı, gümrük vergileri tekrar konulmalıdır.  

Primlerin ekim döneminin başladığı Mart-Nisan aylarında verilmesi çiftçilerin talebidir. Bu yıl Nisan ayında ödenen primler üreticileri memnun etmiştir.   

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!