Menor: “Ürünlerimiz topraktan yapraklara, bitki mikrobiyomlarında etkileşen birçok doğal unsurun derin bilgisine dayanmaktadır”

Symborg Türkiye Ülke Müdürü Job Ferrando Menor, "Ürünlerimizden herhangi birkaçını vurgulamak zorunda olsaydım, en çok talep edilen ürünlerimizden ikisini seçerdim: kökleri güçlendirirken besin absorbe yeteneğini geliştiren, fizyolojik ve hormonal durumlarını düzenleyen, üretim kapasitelerini vb. arttıran biyolojik uyarıcı MycoUp ile atmosferik nitrojeni doğal olarak tutan ve doğayı kirleten azotlu gübrelerin kullanımını %60'a kadar azaltmaya olanak sağlayan BlueN" dedi.

13:47, 28 Şubat 2020 tarihinde, Harman Time tarafından eklendi.

Tarıma uygulanan biyoteknolojiye kendini adamış bir oyuncudur, Symborg. Zirai biyoteknolojik araştırma, geliştirme ve yenilikte lider olan firma, yenilikçi biyolojik çözümler sunarak çiftçilerin sürdürülebilirlik sorununun  üstesinden gelmelerini sağlayıp hasadı maksimize etmelerine yardımcı olmaktadır. Avrupa, ABD, Güney Amerika ve Asya’da iştirakleri bulunan ve ürünleri 40’tan fazla ülkede kullanılan firma, ayrıca aktif olarak sürdürülebilir tarımda biyolojik kontrol yöntemleri konseptinin teşvik edilmesini ve etkin ürünler olarak biyopestisidlerin bilinirliğinin arttırılmasını, hem de dünya çapında düzenleyici yöntemlerin iyileştirilmesini desteklemektedir. Symborg’un yenilikçi ürünlerini ve tarımdaki serüvenini Türkiye Ülke Müdürü Job Ferrando Menor ile konuştuk.

Symborg, zirai biyoteknolojik araştırma ve geliştirmede yenilikçi bir firma. Bize öncelikle Symborg’u anlatır mısınız? Firma kaç yılında kuruldu?

Symborg, her ikisi de tarımsal araştırma ve tarımsal ürünler alanlarında yoğun profesyonel kariyere sahip Jesús Juárez ve Félix Fernández tarafından 2009 yılında kuruldu. Şirket ana varlıklarından biri ile doğdu: bitkilerin köklerini güçlendiren kuvvetli bir mikorizal mantar (Symborg tarafından keşfedilip patentlendi), Glomus iranicum var tenuihypharum. Ar-Ge departmanının araştırma çalışmaları, Symborg'un mikrobiyoloji alanına yeni keşifler eklemeye devam etmesini ve bitkiler için çözüm portföyünü artırmasını sağlamıştır. Verimli küreselleştirme planı ile birlikte ürünlerinin etkinliği Symborg'u sadece 10 yıl içinde dünyanın önde gelen tarımsal biyoteknoloji şirketlerinden biri haline getirmiştir.  

Symborg’un ürün portföyünde nasıl ürünler var?

Symborg, doğal mikrobiyolojiye dayalı tarımsal biyoteknolojide liderdir. Ürünlerimiz topraktan yapraklara, bitki mikrobiyomlarında etkileşen birçok doğal unsurun derin bilgisine dayanmaktadır. Bitki ortamında bulunan çok sayıda ki mikrobiyomların nasıl davrandığının ve bitkilerle etkileşimlerinin bilinmesi, Symborg'un geleneksel kimyasallarla aynı düzeyde etkinliğe sahip biyolojik uyarı yapıcılar, biyolojik gübreler, biyolojik pestisitler vb. geliştirmesine olanak sağlamıştır. Ürünlerimizden herhangi birkaçını vurgulamak zorunda olsaydım, en çok talep edilen ürünlerimizden ikisini seçerdim: kökleri güçlendirirken besin absorbe yeteneğini geliştiren, fizyolojik ve hormonal durumlarını düzenleyen, üretim kapasitelerini vb. arttıran biyolojik uyarıcı MycoUp ile atmosferik nitrojeni doğal olarak tutan ve doğayı kirleten azotlu gübrelerin kullanımını %60'a kadar azaltmaya olanak sağlayan BlueN.

Symborg kaç ülkede faaliyet gösteriyor?

İspanya, ABD, Meksika, Türkiye, Çin, Fransa, Şili, Peru ve Brezilya’ da ofislerimiz var. Ayrıca ürünlerimiz hali hazırda 50’den fazla ülkede satılıyor. Amerika'da uzun yıllardır yoğunlaştırdığımız çalışmalarımızın ardından başka bölgelerde yeni pazarlar açıyoruz. Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Endonezya veya Avustralya gibi ülkeler için dağıtım anlaşmaları yapıyoruz.

Türkiye tarımsal potansiyeli yüksek bir ülke. Burada faaliyetlerinize başlarken neyi hedefliyordunuz, hedeflerinize ulaştınız mı?  

Türkiye tarımda bir dünya lideridir; sektördeki herhangi bir şirket için kilit pazarlardan biridir. Türkiye, çok sayıda tarımsal ürün üreten ilk 10 ülke arasında yer alıyor, ancak Türkiye'ye girerken hedefimiz sadece ürünlerimizi burada satmak değil, aynı zamanda Ortadoğu pazarını da tanımaktı. Türkiye tarihsel olarak iki dünyayı birleştiren köprü olmuştur: Doğu ve Batı. Bizim için Türkiye’ye giriş Asya pazarını tanımak için bir fırsattır. Türkiye'de yapılan çalışmalardan çok memnunuz ve burada bakış açımızı genişletmeye devam etmek istiyoruz.

İnsan sağlığına ve çevreye zarar vermeden ürün verimini artırıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Çözümlerimiz doğal mikrobiyolojinin etkisine dayanmaktadır. Milyonlarca yıldır gezegende yaşayan doğal mikroorganizmalara dayanıyorlar. Bu mikroorganizmaların bulundukları ortama yaptıkları etkilerden en iyi şekilde yararlanmak için bunları mahsüllere akıllıca uygulayabilmemizi sağlayan etkileşimlerin bilgisine sahibiz. Ürünlerimiz bitkilerin genetiğini değiştirmez, çevre veya sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaz.  

Bu nedenle, Symborg ürünleri organik tarım için uygundur. Bununla birlikte ürünlerimizin içeriğindeki doğal aktif bileşenler özenle seçildikleri için yüksek kapasiteleri sayesinde, kimyasal gübrelerin ve bitki sağlığı ürünlerinin kullanıldığı yetiştirme ortamları da dahil olmak üzere her türlü yetiştirme ortamında etkilidirler, modern tarımın taleplerini karşılarlar.

Dünya’da biyoteknolojik ürünler değer görüyor. Türkiye’de ise bu yenilikçi ürünlere bakış açısı biraz olumsuz. Bu olumsuzluğu kırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Sizce ülkemizde bu değerli ürünlerin kullanımı ne zaman artacak?  

Türkiye'de, özellikle %100 doğal mikroorganizmaların kullanıldığı Symborg örneğinde, biyoteknolojiye olumsuz bir bakış olduğuna inanmıyorum. Gerçek şu ki, çok yenilikçi çözümler oldukları için mikrobiyoloji gibi zar zor kullanılan bir alanda, bu tür yenilikçi çözümlerin piyasaya sunulması, kapsamlı bir açıklayıcı çalışma gerektirmektedir. Ürünlerin nasıl geliştirildiğini ayrıntılı olarak açıklamak için zaman ve kaynak ayırmalı, daha sonra bunların ürünlere nasıl uygulandığını göstermeliyiz. Farklı ürünlerdeki denemeler olumlu sonuçlar sağladığından, zaman geçtikçe olumsuz veya yan etkileri olmadığı da görüldüğünden, kullanımları Türkiye'de zaten artmaktadır.

Son olarak Symborg’un hedeflerini öğrenmek isteriz. Türk çiftçisi üstün nitelikli yeni ürünlerinizle tanışmaya devam edecek mi?  

Türkiye'de yapılan çalışmalardan memnunuz. Kısa sürede üreticiler arasında iyi bir görünürlük elde ettik. Ana fuarlarda bulunduk. Ürünlerimizi çok önemli yetiştirme alanlarına, büyük çiftliklere tanıtmayı başardık. Böylece Türkiye pazarında yavaş yavaş bir yer edinmeye başladık. Bir yandan da Ar-Ge departmanımız elbette Türkiye'de tanıtmak istediğimiz yeni ürünleri geliştirmeye devam ediyor.

Örneğin, bitkilere azot tedariği sağlayan devrim niteliğindeki doğal biyo-gübremiz BlueN. BlueN, bitki yapraklarının havadan azotu doğal olarak emmesine izin vererek, azotlu kimyasal gübrelerin kullanımını %60'a kadar azaltır. Bilindiği gibi azotlu kimyasal gübreler toprağı ve akiferleri kirletmektedir.

Bu, çiftçiye büyük ekonomik tasarruflar sağlar ve aynı zamanda tarlalarını, bahçelerini, seralarını daha sürdürülebilir bir şekilde geliştirir.

BlueN' in ardından daha pek çok yeni ürün gelecek. Türkiye'de uzun yıllar sürecek konsolide bir pazarın geliştirilmesinin temellerini atıyoruz çünkü uzun vadede Türk çiftçileriyle güven ilişkileri kurmak istiyoruz.

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!