Metgen Tohumculuk CEO’su Feridun Akmaz: “Üreticilerimize üstün nitelikli, kaliteli tohum çeşitlerini sunuyoruz”

Bugün itibariyle Metgen ürün portföyü ağırlıklı hibrit kışlık çeşitlerden oluşmaktadır. Yüksek üretim miktarlarına ulaşan -ki bu alanda önemli bir lideriz- lahana gruplarından, kuşkonmaz gibi talebi çok az olan çeşitleri içeren çok geniş bir yelpazeye sahibiz. Son yıllarda beyaz lahana, karnabahar, soğan, havuç, pancar gruplarına yeni çeşitler ekleyerek kataloğumuzu oldukça ağırlaştırdık.

02:46, 07 Eylül 2020 tarihinde, Harman Time tarafından eklendi.

Üstün nitelikli, kaliteli, hastalıklara dayanıklı ve yüksek verimli çeşitleri üreticilere sunan, aynı zamanda pazarı yeni çeşitleri üreticilerle tanıştıran firmaların başında gelir Metgen Tohumculuk. Sebze tohumu üretimi ve ihracatı ile hızla büyüyen firma, bir yandan da 100’ün üzerinde çeşide sahip organik ortamda üretilmiş organik tohum grubu ile sektördeki yerini pekiştirmiştir. Uzman ekibiyle ülkemizin her bölgesinde faaliyet gösteren Metgen Tohumculuk’un CEO’su Sayın Feridun Akmaz’ı bu ay dergimize konuk ettik.

 

Sayın Akmaz, kurulduğunuz günden buyana sektörün beklentisi olan üstün niteliklere sahip, kaliteli, hastalıklara dayanıklı ve yüksek verimli çeşitleri üreticilerle buluşturuyorsunuz. Bize öncelikle Metgen Tohumculuk ve ürün portföyü hakkında bilgi verir misiniz?  

Metgen tohumculuk 2003 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Merkez ofisi İstanbul, şube ofisi Ankara ve araştırma deneme ve ıslah istasyonu Yalova ve Antalya’da bulunmaktadır. Metgen’i şöyle de tanımlayabiliriz: Sebze tohum çeşitlerinin araştırması, ıslahı, ithalatı, ihracatı ve pazarlaması alanlarında faaliyet gösteren ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu” olarak tescil edilen bir Türk tohum firmasıdır. Bu çerçevede, yurdun her bölgesinde aktif olarak bulunmaktayız. Tüm ülkeye yayılmış satış-pazarlama yapımız vardır. Kadromuzda tecrübesi oldukça yüksek ve ilk dediğimiz öncü grubumuzun yanında son yıllarda ikinci kuşak genç bir grup daha oluşturduk. Böylece iki nesilli dinamik bir satış ve pazarlama ekibimiz ortaya çıktı. Bu kadroyu ürün yapısına bağlı olarak daha da geliştirmeye çalışmaktayız. Yaklaşık 20 yıllık geçmişi olan Metgen Tohumculuk, sorunuzda geçtiği gibi üreticiye üstün nitelikli, kaliteli tohum çeşitlerini sağlamakla sorumlu bir durumdadır. Bu sorumluluk hem tohumdan beklenen özellikleri hem de ürün yelpazesinin oluşmasını kapsamaktadır. Bugün itibariyle Metgen ürün portföyü ağırlıklı hibrit kışlık çeşitlerden oluşmaktadır. Yüksek üretim miktarlarına ulaşan -ki bu alanda önemli bir lideriz- lahana gruplarından, kuşkonmaz gibi talebi çok az olan çeşitleri içeren çok geniş bir yelpazeye sahibiz. Son yıllarda beyaz lahana, karnabahar, soğan, havuç, pancar gruplarına yeni çeşitler ekleyerek kataloğumuzu oldukça ağırlaştırdık. Kışlık çeşitler yanında yazlık çeşit grubumuzda yeni çeşitler ile hatırı sayılır bir duruma gelmektedir. Biber grubu, domates, patlıcan, kavun ve karpuz gibi öne çıkan çeşitler listemize eklenmeye başlandı. Yakında sadece yazlık çeşit kataloğu hazırlar durumda olacağız.

Kışlık ve yazlık, özellikle sanayiye hitap eden çeşitlerde, sanayicinin beklentilerini dikkate alarak çalışmalarımızı yapmaktayız. Ürün listemizle ilgili geniş bilgileri okuyucularımız web sitemizde (www.metgen.com.tr) bulabilirler.

 

Dünyanın en kaliteli kışlık sebze tohumu çeşitlerine sahip Bejo Zaden B.V. firması ile birlikte araştırma, deneme ve ıslah faaliyetleri yürütüyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?  

Aslında Metgen’in kuruluşu Bejo ile yapılan distribütörlük anlaşması ile başlar. Bu anlaşma Bejo’nun tüm çeşitlerinin ithalat, tescil, satış ve pazarlama ve koruma haklarından Metgen sorumludur. Bunun yanı sıra ıslah çalışmalarına da tam destek söz konusudur. Metgen’in Yalova’da bulunan ıslah istasyonu açık saha ve sera olmak üzere 36.500 m2 üzerine oturmaktadır. Ayrıca Bejo ile beraber faaliyet gösterilen Antalya’da bulunan ıslah istasyonu ise 42.000 m2 sera alanına sahiptir. Bu iki araştırma ve deneme alanları her türlü yazlık ve kışlık çeşitlerin ıslah ve deneme çalışmalarını karşılamaktadır. Antalya istasyonu sadece yazlık çeşitler üzerine çalışmaktadır. Yaklaşık on yıl önce kurulan bu istasyon yurt içi ve yurt dışı pazarlar için çeşit ıslahı yapmaktadır. Oldukça tecrübeli bir kadroya sahiptir.

Bejo’nun diğer ülkelerde bulunan ıslah merkezleri ile sürekli dirsek teması halindedir. Özellikle Hollanda merkezde bulunan ana ıslah istasyonu, 21. yüzyılın tüm teknolojik olanakları ile donatılmış ve oldukça tecrübeli kadrolar tarafından yürütülmektedir. Bu da ıslah çeşit sayısını önemli ölçüde arttırmaktadır. Kışlık çeşitlerde ıslah çalışmalarımız genelde Hollanda merkez istasyonu ile yürütülmektedir, bunun yanı sıra İspanya ve Polonya istasyonları ile de spesifik çeşitler üzerinde beraber çalışmaktayız.

 

Aynı zamanda tohum ihracatı yapan bir firmasınız. Hangi çeşitleri, hangi ülkelere ihraç ediyorsunuz? Türkiye’nin toplam sebze tohumu ihracatı nedir? Tohum ihracatını yeterli buluyor musunuz?  

Metgen olarak ilk hedef pazarımız yurt içidir. Ama ihracat alanında özellikle soğan başta olmak üzere üretim yaparak ihraç ettiğimiz çeşitler vardır. Ayrıca roka, endivyen ve havuç gibi gelen talepleri de yurt dışına sağlamaktayız. Bejo ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde komşu ülkelere gerektiğinde ihracat yapılmaktadır. Bu genelde sabit bir süreklilik arz etmemektedir, duruma göre alçalıp yükselmektedir.

Türkiye’den sebze tohumu ihracatı hakkında net bir rakam söylemek oldukça zor. Nedeni; satışın yurt içinde yapılması ama alıcının çeşitleri yurt dışına götürmesi. Ama ihracatın yetersiz olduğunu söylemek oldukça kolay. İhraç edilen tohumlar genelde standart tohumlar ve ağırlıklı komşu ülkelere ve Türki Cumhuriyetlerinedir. Bilindiği üzere ihracat, sektör fark etmeksizin, döviz girdisi bakımından çok önemli kapıdır. Tarım sektörünün yaş meyve ve sebze ihracatı sürekli gündemde olmasına rağmen tarım sektörünün ana hattı, hatta başlangıç noktası olarak kabul edeceğimiz tohum alanı bu döviz girdisine pek destek olamıyor. Bu sebze ıslah çalışmalarının yetersizliği, kadro sorunu, devlet desteği ve pazarlama çalışmaları sorunu bağlamında ele alınmalıdır. Bu alanda gerekli teknolojik yatırımalar yapılmalı ve daha çok çalışmalıyız.  

 

Organik tohum üzerine de çalışmalarınız var. Organik tohum nedir? Şuan organik tohum üretim ve satışınız var mı?  

Bir söz vardır anti-aging anne karnında başlar diye, organik sebze üretimini bir zincir şeklinde düşünürsek, bu zincir de organik tohum ile başlar diyebiliriz. Doğal kaynaklarımızı hem kendimiz hem de gelecek nesiller için korunmalıdır. Bu bağlamda tarım sektörüne düşen sorumluluk da toprağı ve havayı dolayısı ile çevreyi korumak, kontrollü ve en az zarar verilecek şekilde işlemek olmalıdır. Aslında hepimiz bu bilinci taşımaktayız. Bejo 1990’lardan itibaren organik tohum üzerinde çalışmaktadır ve 40 türden 150 çeşit tohum olacak şekilde bir organik tohum listesine sahiptir. Biz de Metgen-Bejo olarak talebe göre bu listeden tohumları pazara sunmaktayız. Bejo organik tohumları son teknolojiler kullanılarak geliştirilmiş olup oldukça geniş bir genetik çeşitliliğe sahiptir. Bilindiği üzere, bir tohumun organik olabilmesi için yetiştirildiği topraktan başlayarak, üretim sürecinde kullanılan tüm dış destek maddelerinin tohumda taşınabilir bir parça, bileşim ve kimyasal bırakmamasıdır. Ayrıca işlemler özel süreçlerden geçmektedir. Tohumun yetiştirildiği alanın, etraftaki parsellerden gelebilecek kontaminasyonun engelleyecek şekilde izole edilmesi gerekir. Bu nedenle hem genetik yapısı hem de üretimi zahmetli ve pahalıdır. Metgen olarak organik tohum satışlarımız şu an için pazar talepleri ile şekillenmektedir ve genelde yaş sebze ihracatı yapan üreticilerden gelmektedir. Ama Metgen olarak geleceğin tarımında önemli bir seviyeye çıkmasını beklediğimiz organik tohum talepleri için hazır olduğumuz kesindir.

 

Tohumculuk sektörünün sorunlarını sorsak neler söylersiniz? Sorunların çözümü noktasında önerileriz ne olur?

Dünya nüfusuna bağlı olarak beslenme büyük bir sorun haline gelmiştir, her ne kadar literatür dünya üretiminin dünya nüfusuna fazlaca yetebileceğini söylese de, dağılımdaki dengesizlik buna olanak vermemektedir ama şu an konumuz değil geçelim. Aslında tarım sektörünün sorunları başlığını açıp irdelemek gerekir ama çok uzun bir konu girmiş oluruz Tohum da bu anlamda çok kısa bir konu değildir ama kısaca bahsetmek gerekirse: ithal edilen tohumlar ki tamamına yakını hibrit tohumdur, ihtiyaçtan ithal edilmektedir. Özellikle lahana, karnabahar, brokoli ve havuç gibi kışlık grup ürünlerine uygulanan gümrük vergileri gözden geçirilmelidir. Burada ortaya çıkan maliyet direkt çiftçiye yansımaktadır. Yurt içinde yapılan Ar-Ge çalışmaları ağırlıklı yazlık çeşitler üzerine olduğundan, kışlık çeşit tohum ihtiyacı ithalat ile giderilmekte ve üreticiler gümrük vergisi ağırlığını çekmek durumunda kalmaktadırlar. Ayrıca bu konuyla bağlantılı olarak, ithal tohuma uygulanan ortak kota gizli bir stok maliyeti getirmektedir. Kotanın yılsonuna doğru dolması riskine karşı ithalatçılar sezon içinde veya öncesinde lüzumsuz fazla stok yapmak durumunda kalıyorlar bu da bir yerde döviz kaybına neden oluyor veya daha sonra kota dışı ithalat durumunda gümrük vergileri ile karşılaşıyorlar.
            Diğer bir konu da markanın ve sahip olduğu çeşitlerin korunmasının güvence altına alınmasıdır. Bu aslında dünyada bir sorun halindedir. Çözüm ancak caydırıcı ağır kanun tedbirleri ile alınabilir.
            Sorunuzun kapsamına girebilecek diğer bir başlık ise: yerli tohumdur. Yerli tohum, teşvik ile desteklenmeli ayrıca tescil kolaylığı, dış piyasalarda tanıtım ve kabul için devlet destekli uygulamaların daha etkili seviyeye çıkartılması önem arz etmektedir.
            Aslında bunların dışında, ödeme disiplini sadece tohum için değil tarım sektörünün en büyük mali sorunu olarak karşımızda durmaktadır. Tohum alanında çalışan her birim birbirine doğrudan veya dolaylı olarak bağlıdır. Buradaki bir-iki aksaklık dahi sistemde tıkanıklıklar yaratmaktadır. Genelde devlet denetimi, desteği ve özendirmesi, özelde de tohum sektöründeki her birimin sermaye yapısı, bütçesi, alacak-verecek vade dengesinde ciddi kurallar tahsis edilmesi gerekiyor.

 

Metgen Tohumculuk’un geleceğe dair hedeflerinde neler var?

Metgen tohumculuk sektöründe bugün önemli bir yere sahiptir. Amacımız daha yukarıya çıkmaktır. Bu çıkışı sağlarken güvencemiz başta firmanın güvenilirliği ve saygınlığı olmak üzere, kadrolarımız, bilgi ve pazar birikimimiz ve Bejo’nun dünyaca kabul gören kaliteli çeşitleridir. Metgen ve Bejo’nun teknolojiyi yakın takibi, gelecek zamanların tarım gelişmelerinde rol oynayan gücü, çevreye-doğaya saygılı uygulamaları ile yeni kışlık ve yazlık çeşitlerimizi sebze pazarına sunacağız. Sonuçta hem tarım alanında firmamızı yükseltmek hem de istihdam, yatırım ve ülke ekonomisine katkı yapmak bizi mutlu edecektir.

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!