Turunçgil potansiyelimizi tam anlamıyla değerlendirebiliyor muyuz?

Turunçgiller (narenciye) dünyada en çok yetiştirilen ve tüketilen meyve grubudur. Ilıman iklime ihtiyaç duyan turunçgil çeşitlerinin, yurdumuzda subtropik iklime en fazla sahip olan Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nde yetiştiriciliği yapılmakta, bunun yanında az da olsa Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri’nde de üretimi gerçekleştirilmektedir.

15:04, 30 Ağustos 2018 tarihinde, Arif Temiz tarafından eklendi.

Kıymetli Tarım Sevdalıları,

Dergimizin 67. sayısını sizlere sunmanın kıvancı içindeyiz. Tarımın nabzını tutan derginiz harmanTIME’ın yeni sayısı da dopdolu. Büyük bir ilgi ve beğeniyle okuyacağınız Eylül sayımızın konu başlıklarına geçmeden önce, duyduğumda derin üzüntü yaşadığım bir vefat haberi paylaşmak istiyorum. Çanakkale’nin Biga ilçesi Ziraat Odası Başkanı, çok değer verdiğimiz, kendini işine adayan Sayın Beytullah Elmacı’yı kaybettik. Henüz 65 yaşında hayata gözlerini yuman Sayın Elmacı, çiftçiliği çok önemseyen, bilgiye önem veren, iş ve özel hayatıyla herkese örnek olan bir kişilikti. Kendisiyle uzun yıllardır tanışıyordum ve dergimizi Biga’ya bağlı tüm köylere göndertiyordu. Sayın Elmacı’ya Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Biga Ziraat Odası çalışanlarına başsağlığı diliyorum.

Turunçgiller (narenciye) dünyada en çok yetiştirilen ve tüketilen meyve grubudur. Ilıman iklime ihtiyaç duyan turunçgil çeşitlerinin, yurdumuzda subtropik iklime en fazla sahip olan Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nde yetiştiriciliği yapılmakta, bunun yanında az da olsa Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri’nde de üretimi gerçekleştirilmektedir. Dünya’nın önemli turunçgil üreticisi olan Türkiye, bu potansiyeli yeteri kadar değerlendiriyor mu veya değerlendirmesi için ne yapılması gerekiyor? Dergimizin bu ay kapağına TURUNÇGİLLER’i taşıdık. “Turunçgillerin Küresel Değerlendirilmesi” başlıklı makaleyi, Sayın Doç. Dr. Y. Birol Saygı kaleme aldı.

Tarım; sadece hayvansal ya da bitkisel üretimden ibaret bir sektör değil, içerisinde onlarca sektöre hammadde temini sağlayan ve milyonlarca kişiye istihdam oluşturan bir üretim alanıdır. Tarımsal faaliyetler sonucu üretilen bu ürünlerin kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması da bu sektörün önemli faaliyet alanları içerisinde yer alır. Bu kadar çok faaliyet alanını kapsayan bir sektörün kuşkusuz ki yönetilmesi de bir o kadar zor ve önemlidir. Tarım sektörünün sorunlarını ve sorunların çözümü için yapılması gerekenleri Sayın Prof. Dr. Recep Kotan yazdı.

Türkiye, çok çeşitli biyolojik zenginlikleri barındıran bir coğrafyada yer alır. Bu zenginliklerin başında da buğday bitkisi gelir. Buğday, ekonomik öneminin yanı sıra toplumsal, kültürel, tarihi ve tabi ki arkeolojik değer taşır. Buğdayı bu açıdan ele aldığımızda tarih boyunca birçok uygarlıkla bütünleşerek geliştiğini ve insanların yaşam biçimini derinden etkilediğini görürüz. Belki de birçoğunuzun ilk kez duyacağı “Kavılca Buğdayı (Triticum dicoccon) ve Tarihsel Gelişimi”ni Sayın Araş. Gör. Işıl Saraç siz değerli okurlarımız için araştırdı.

Ülkemizin birçok yöresinde bağ bozumu başladı. Bağ bozumu yöreden yöreye değişmekle birlikte Ekim ayının ortalarına kadar devam etmektedir. Bu süreçte hasat olgunluğuna yaklaşmış üzüm çeşitlerinde Salkım Güvesi’ne dikkat etmek gerekmektedir. Sayın Zir. Müh. Aziz Özkan, “Bağ Bozumu ve Bağ Salkım Güvesi”ni üzüm üreticileri için ayrıntısıyla ele aldı.

İçeriğimizde okuyacağınız daha birçok makale, güncel ve sektör haberleri ile röportajlar olacak. Bir sonraki sayımızda görüşmek umuduyla; hepinize bereketli işler, huzur dolu, aydınlık güler dilerim…  

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!