“Üreticilerin tarlaları, ürünleri ve toprakları için özel ihtiyaçlarını karşılayacak özel çözümler sunuyoruz”

“Daha iyi bir yaşam için Bilim” misyonuyla 100 yılı aşkın bir süredir insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için sağlık ve beslenme alanında yenilikler hayata geçiriyoruz. Araştırma ve geliştirmeyi en üst düzeyde sürdürerek topluma fayda sağlamak için yeni ve daha iyi ürünler üretmek adına sürekli çalışıyoruz.

13:49, 31 Ekim 2019 tarihinde, Harman Time tarafından eklendi.

Bayer, çığır açan yeniliklerle üreticiler, tüketiciler ve dünyanın yararına tarımı şekillendirmek için çalışıyor. Modern bilimi, üreticilerin becerileriyle birleştirerek ve üreticilere yenilikler sunarak büyüyen dünyayı beslemeye ve doğal kaynakları korumaya yardımcı olan dev bilim şirketi, farklı birim ve markalarıyla çok çeşitli projeler yürütüyor. Bu ay dergimize konuk ettiğimiz Bayer CropScience Türkiye & Orta Doğu Üretici ve Satış Kanalları Pazarlama Müdürü Kubilay Demirci ile projelerini, yenilikçi ürünlerini, kendilerini rakiplerinden benzersiz kılan özelliklerini ve tarım sektörünü konuştuk.  

 

 

Bayer dünyada ve ülkemizde kalitesini ispat etmiş dev bir bilim şirketi. Ürünleriniz çözüm ortaklarınız tarafından memnuniyetle ve gözü kapalı kullanılıyor. İlk olarak bu başarının sırrını nasıl açıklarsınız?

 

Bu başarının temelinde Bayer’e duyulan güven yatıyor. Çabamızı gören ve takip eden paydaşlarımız, emeklerimizi takdirle karşılıyor, “Bayer yaparsa en iyisini yapar” düşüncesiyle çözümlerimizi güvenle uyguluyor.

“Daha iyi bir yaşam için Bilim” misyonuyla 100 yılı aşkın bir süredir insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için sağlık ve beslenme alanında yenilikler hayata geçiriyoruz. Araştırma ve geliştirmeyi en üst düzeyde sürdürerek topluma fayda sağlamak için yeni ve daha iyi ürünler üretmek adına sürekli çalışıyoruz. Bilimin ve inovasyonun, çiftçilik ve tarım alanında karşılaşılan zorlukların aşılmasında çok önemli olduğuna inanıyoruz. Tarımın paydaşları ile gerçekleştirdiğimiz etkin iş birliği sayesinde zorlukların üstesinden gelmeleri için üreticilere mümkün olan en iyi çözümleri sunuyoruz. Dijital araçlar, tohum ilaçlama ile bitki koruma alanlarındaki uzmanlığımız; daha fazla inovasyonu daha hızlı şekilde sunma konusunda bizi benzersiz kılıyor. Üreticilerin tarlaları, ürünleri ve toprakları için özel ihtiyaçlarını karşılayacak özel çözümler sunuyoruz. Ayrıca, çevre sağlığına yardımcı olan yenilikçi ve ilham verici ürünler ve hizmetler sağlıyoruz. Uzun vadeli başarının daha fazla ürün satarak değil, üreticilere kişisel çözümlerin sunulması ve su, toprak, enerji gibi kaynakların daha az kullanılarak sürdürülebilir ürünlerin yaygınlaşması ile olabileceğini savunuyoruz.

 

Çığır açan yeniliklerle tarımı şekillendiriyorsunuz. Üreticilere sunduğunuz yeniliklerden bahseder misiniz?

 

Tarım sektörünün lideri olarak iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve gıda güvenliğinin küresel zorluklarını ele alma sorumluluğumuz ve imkanımız var. Gezegenimiz için daha iyi bir yarın yaratmaya yardımcı oluyoruz. Bu amaçla da birçok yenilik sunuyoruz. Sunduğumuz özel tasarlanmış çözümlerimizle 2030 yılına kadar çevresel etkiyi %30 düşürmeyi hedefliyoruz. Bunu, yeni teknolojiler ve çözümler geliştirerek, hacimleri küçülterek ve daha hassas uygulamalar sunarak başarmayı amaçlıyoruz.

Örneğin, bitki koruma ilaçları alanında biyolojik çözümlere çok ciddi yatırım yapıyoruz. Biyolojik çözümler bildiğiniz gibi kimyasallar kullanılmadan doğal ortamın, kendi kaynakları ile (örneğin mikroorganizmalar, bakteriler…) bitki zararlıları ve hastalıkları ile mücadele etmesidir. Bayer biyolojik çözümler alanında 2018 yılında 5,2 milyar € Ar-Ge yatırımı yaptı. Ülkemizde halen piyasada aktif olarak kullanılan 7 biyolojik ürünümüz var ve gelecekte de bu sayının artmasını, bu sayede doğanın kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesine hizmet ederek sağlıklı bitkiler yetiştirilmesini hedefliyoruz.

Sunduğumuz yenilikçi çözümlere bir ürün özelinde örnek vermem gerekirse mısırdan bahsedebiliriz. “Hangi mısır tohum çeşidini ekmeliyim? Bu çeşidi en yüksek kazancı getirecek şekilde ne sıklıkta ekmeliyim?” Mısır tarımında sezon öncesi çiftçilerin sorduğu en kritik sorulardır. Bu sorulara cevap verebilmek üzere Türkiye ve benzer koşullara sahip Akdeniz ülkelerinde her sezon deneme tarlaları oluşturuyor; mevcut çeşitleri, farklı sıklıklarda ekerek hangi toprak koşulunda hangi sıklığın en yüksek kazancı getirdiğini ölçüyoruz. Böylece çeşit başına yaratılan iki binden fazla veri noktasıyla, çeşit ve ekim sıklığı sorularına veriler göz önüne alınarak cevap verilebiliyor. Örneğin; bir mısır çeşidimizde ağır bünyeli topraklarda dekara 9.500 bitkilik sıklık maksimum kazancı getirirken, tınlı yapıdaki bir toprakta dekara 10.000 bitkilik sıklık maksimum kazancı getirmekte. Bu şekilde çiftçi, toprak potansiyelinden tam olarak faydalanmakta ve ekstra bir maliyetin önüne geçerek yılsonu kazancını yükseltmekte. Bunun yanı sıra, üreticinin her daim yanında olma ilkesinden yola çıkarak ücretsiz kullanıma sunduğumuz dijital tarım çözümümüz “Climate FieldView” uygulaması ile sezon boyunca çiftçiye tarlasıyla ilgili kritik öngörüler sağlıyor ve sezon sırasında alması gereken önemli kararlarda destek oluyoruz. Böylece üreticiler, tarlada meydana gelebilecek problemleri büyümeden fark edebiliyor ve önlem alabiliyor.

Dijitalleşmeden ve teknolojiden bahsetmişken Türkiye’deki start-uplara verdiğimiz destekten ve bir örnekten bahsetmek isterim. Bayer’in yine global düzeyde başlattığı ve Türkiye’de iki yıldır devam eden Grants4Apps Hızlandırma Programı kapsamında seçilen girişimcileri destekliyoruz. Genç beyinlerin ürettiği yenilikçi çözümlere duyarsız kalmak imkansız. Girişimcileri ilgiyle ve heyecanla takip ediyoruz. Bu kapsamda, 2019 yılında programa seçilen Nanomik isimli start-up firması ile ortak çalışmaya başladık. Biyolojik yöntemlerle ürünlerin raf ömrünü uzatmaya yönelik gelecek vadeden çözümleri var. Biz de onlarla; gerek satış, pazarlama, marka yönetimi, ruhsatlandırma gibi farklı alanlardaki bilgi birikimimizi paylaşarak, gerekse pazardaki iş ortaklarımızdan oluşan geniş iletişim ağımızla onların bir araya gelmesini sağlayarak onları destekliyoruz.

 

Üretimde tarladan sofraya kadar varsınız. Bu da sizi rakiplerinizden benzersiz kılıyor. Bu kapsamda, sunduğunuz çözümlerinizi bizlerle paylaşabilir misiniz?

 

Tohumdan sofraya kadar, üretim ve tedarik sürecine dahil olan tüm paydaşların sürdürülebilir tarım ilkelerine dayalı entegre ürün çözümleri üzerinde birlikte çalışmalarını hedefliyoruz. Bu amaca yönelik olarak “Sürdürülebilir bir tarım için birlikte çalışmak…” sloganı ile geliştirdiğimiz yenilikçi iş modelini Gıda Zinciri Ortaklığı (Food Chain Partnership) olarak tanımlıyoruz. Bu modelin temel hedefi, artan dünya nüfusu için kaliteli ve uygun maliyetli yiyeceklerin sürdürülebilir üretimidir. Sürece katkıda bulunan paydaşların bir araya geldiği bu modelde Bayer, tarımsal uygulamalarda uzmanlık sağlayarak; entegre ürün çözümleri ve hizmetleri sunarak ve kazan-kazan durumu yaratarak Gıda Zinciri Ortaklığı misyonuna katkıda bulunuyor.

2005 yılından beri, dünya genelinde 70 Bayer Gıda Zinciri Müdürü 30 farklı ülkede ve 40 farklı üründe yüzün üzerinde iş birliği projesi geliştirdi.

Bayer, bu süreç içinde tarımın önemli girdileri olan tohum, kimyasal ve biyolojik bitki koruma ürünleri ve bu girdilerin entegre bir şekilde uygulanmasını sağlayan teknik hizmeti, eğitimi ve dijital teknolojiler ve sertifikasyon gerekli araçları ve bu araçların etik bir şekilde yönetimini sağlıyor.

Gıda Zinciri Ortaklığı iş modelini ülkemizde de on yılı aşkın bir süredir özellikle meyve ve sebze üretiminde uyguluyoruz. 2019 yılı itibariyle ülke genelinde 12 iş birliği projesi yürütüyoruz. Üretim ve tedarik süreci içerisindeki ortakları bir araya getirerek, geliştirdiğimiz entegre ürün çözümlerimizle ve üstün teknik servisimizle ayrıca hem gerçekleştirdiğimiz çiftçi ve teknik ekip eğitimlerimizle hem de geliştirmekte olduğumuz dijital araçlarla tüketicinin, yüksek kalite standartlarına cevap verebilecek meyve ve sebze üretimine destek oluyoruz.

 

Ülkemizin hemen her bölgesinde tarla günleri düzenleyip çözüm ortaklarınıza yerinde üstün nitelikli ürünlerinizi tanıtıyorsunuz. Bu yıl nerelerde, kaç çiftçiye, zirai ilaç bayisine ve tarım danışmanına ulaştınız?

 

Farklı birim ve markalarımızla çok çeşitli projeler yürütüyoruz. Örneğin Bitki Koruma bölümümüz;  çiftçilerimiz başta olmak üzere, danışmanlar, zirai ilaç bayileri, kooperatifler, üniversiteler, enstitüler, diğer resmi ve özel kurum ve kuruluşlara yönelik yüzlerce tarla etkinliğinde binlerce paydaşımıza ulaşıyor. Bu etkinliklerde yeni geliştirilen biyolojik ve kimyasal ürünlerin tanıtımına ayrıca tohumdan hasada probleme özel çözümler (Tohum&Bitki Koruma), yerinde uygulamalı teknik hizmet ve bütünleşmiş çözümler (entegre yabancı ot, hastalık ve böcek yönetimi) gibi farklı çözüm noktalarına odaklanıyoruz.

Mısır tohumu markamız DEKALB de bu konuda çok aktif. DEKALB ekibimiz Türkiye genelinde yaz dönemi boyunca onlarca tarla günü ve hasat dönemiyle beraber onlarca hasat günü etkinliği düzenliyor. Bu tarla organizasyonlarının amacı çiftçilerimize mısır tarımında yeni teknolojileri ve DEKALB’in mevcut mısır tohumu portföyüyle beraber daha da yüksek verime sahip yeni çeşitlerini tanıtmak. Çiftçilerimiz hassas ekim, çift sıra ekim, doğru ilaçlama, doğru gübreleme ve sulama gibi konularda uzmanlardan bilgi ve destek alıyorlar. Aynı zamanda farklı DEKALB çeşitlerini yakından inceleme fırsatı buluyor ve bir sonraki sezon hangi DEKALB çeşidini ekmek istediklerine karar verebiliyorlar. Tarlada yapılan farklı ilaç uygulamaları ile de bu uygulamaların bitki ve verim üzerindeki etkilerini gözlemleyebiliyorlar. Türkiye genelinde düzenlenen bu etkinliklerden, binlerce çiftçiyle beraber katılan bayiler ve tüm zirai paydaşlar yararlanıyor.

 

Bayer’in dijital tarım uygulamaları beğeni topluyor, bu uygulamalar neler içeriyor ve sektöre olan katkısı nedir?

 

Az önce de bahsettiğim FiledView örneğiyle başlayabilirim bu katkıyı anlatmaya… Bir Bayer iştiraki olan Climate şirketinin çözümü olan FieldView uygulaması 2019 sezonunda DEKALB aracılığı ile çiftçilerle buluştu. FieldView uygulamasıyla çiftçiler tarlalarını uydu destekli görüntülerle takip edebiliyor ve sezon boyunca almaları gereken kritik kararlarda bu görüntüler kendilerine destek oluyor. FieldView uygulamasında bulunan ‘Tarla Sağlığı’ özelliği ile çiftçiler tarlalarının sezon boyunca gelişimlerini takip edebiliyor ve olası küçük problemler büyük problemlere dönüşmeden müdahale edebiliyor. Tarlada problem tespit edilen bölgeyi FieldView uygulaması üzerinden işaretleyen çiftçiler, bu işaretleme sayesinde tarlada tam olarak bu noktaya ulaşabiliyor. ‘Sulama Tüketim Haritaları’ özelliği ile tarlanın bölgesel olarak nerelerinde daha çok ya da daha az su tüketimi olduğunu ayrıca tarla genelinde ortalama su tüketimini takip edilebiliyor. Böylece çiftçiler sulama yapacağı zaman bu verilere dayanarak kararlar alabiliyor. Son olarak, tarla bazında sunulan hava durumu raporları ile çiftçi tarlasını hangi gün ve saat kaçta işleyebileceğine karar verebiliyor. Hava durumu ve havanın bulutlu olup olmamasına bağlı olarak ortalama her 4-5 günde bir yeni uydu görüntüsü çiftçilerimize ulaşıyor.

Bitki Koruma alanında ise Bayer 4Mevsim Tarım ve Bayer Tarım uygulamalarımız ile ses getirmeye devam ediyoruz. Bu sektörde uzun yıllardır çalışanlar bilir, eskiden neredeyse ansiklopedi halinde ürün katalogları basılırdı. Bu kataloglarda ürünün aktif maddeleri, kullanılacağı bitkiler, doz bilgisi gibi tüm etiket bilgileri yer alırdı. İşte Bayer Tarım ile biz bu ansiklopedik basılı dökümanı dijital aplikasyon haline getirdik. Tarım alanındaki çözümler o kadar dinamik ki basılı olan bir dokümanın güncelliğini kaybetmesi an meselesi. Biz de Bayer Bitki Koruma Çözümlerimizin en güncel etiket bilgileri ile her zaman üreticinin hizmetinde olduğu Bayer Tarım uygulamasını çıkarttık ve ortalama 7.500 kişi uygulamamızı kullanıyor.

Diğer bir uygulamamız da 4Mevsim Tarım. Yaklaşık 7 bin kullanıcıya ulaştığımız 4Mevsim Tarım uygulamamız ile üreticiye özel hizmet götürmeyi hedefliyoruz. 4Mevsim uygulamasını indiren çiftçilerimiz, bölge ve yetiştirdikleri bitki bilgilerini girdiklerinde sadece kendi bölgeleri ve kendi yetiştirdikleri bitki özelinde önerdiğimiz ilaçlama programını görüyor. Ayrıca uygulamada arama ya da mesaj atma özelliği ile o bölgede bulunan satış temsilcimize direkt ulaşabiliyor ve sorunlarını anında uzmanımız ile çözebiliyor. Uygulama çerçevesinde kendi bölgelerine özel hava durumu koşullarından anında haberdar olup eğer bölgeye özel bir uyarımız varsa bunu da direkt ekranlarında uyarı olarak görebiliyor. Yine yetiştirdikleri ürüne özel hibe destek bilgileri ve bölgesel tarım borsa fiyatlarına da çiftçilerimiz, uygulama üzerinden ulaşabiliyor. Sektöre yönelik en güncel tarım bilgileri için “Haberler” bölümümüz mevcut. Videolar ile de çiftçilerimiz diğer çiftçi deneyimlerini izleme imkanı buluyor. Etkinlikler bölümümüzde o bölgede gerçekleştirilecek olan etkinliklere çiftçilerimizi davet ediyoruz. Son olarak da uygulamamızı daha da keyifli hale getirmek için bir çekiliş düzenledik. Uygulamamız yükleyenlere hediyeler veriyoruz. Bizim amacımız çiftçimizi hem bilgilendirmek hem de çiftçimizin her daim yüzünü güldürmek.

 

Sosyal sorumluluk projeleriniz ile de gündemdesiniz. Bu projelerinizi de dinlemek isteriz?

 

Bayer, faaliyet gösterdiği ülkelerde bilim, sağlık ve eğitim alanlarına odaklanan sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Bu projeler çoğunlukla çocuklara ve gençlere yönelik eğitim ve bilim alanındaki faaliyetleri içeriyor. Biz de özellikle, Türkiye’deki çocukların ve gençlerin bilim alanında merakını canlı tutmaya ve dolayısıyla bilime katkı sunmalarına destek olmaya yönelik projeler hayata geçiriyoruz.

Toplum Gönüllüleri Vakfı ile birlikte 2011 yılından bu yana yürüttüğümüz “Bayer Genç Bilim Elçileri” projesi; ilköğretim çağındaki çocukları bilim insanı olma yönünde yüreklendirerek Türkiye’de bilimin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor. Gönüllü üniversite öğrencilerinden oluşan Bilim Elçileri, ilköğretim çağındaki çocukların bilime ilgi duymalarını ve bilimi sevmelerini sağlamak üzere, ilköğretim okullarında bir dizi etkinliği hayata geçiriyor. 2014 yılında Bilim Tohumları Ekibi’nin eklenmesiyle yaz aylarında da uygulanan projemizle bugüne kadar 80 ilde, 3 bini aşkın gönüllü Bilim Elçisi ile 40 bine yakın çocuğa ulaştık.

Türkiye’deki bir diğer önemli projemiz olan Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması’nı da 2014 yılından bu yana gerçekleştiriyoruz. Bu proje ile Türkiye genelindeki lise ve dengi okul öğrencilerini fen ve bilim alanında çalışmalar yapmaya teşvik ediyor ve öğrencilerin çalışmalarını yönlendirerek bilimsel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması’na ilk beş yılında toplam dört binin üzerinde öğrenci 3.191 projeyle başvuruda bulundu.

Bayer’in ayrıca program ortağı olduğu Genç Başarı Eğitim Vakfı tarafından yürütülen GençBizz Lise Girişimcilik Programı ile lise öğrencilerine girişimcilik ve finansal okuryazarlık alanlarında ihtiyaç duydukları beceriler kazandırılarak onların iş gücüne etkin katılımını amaçlıyoruz. “Yaparak öğrenmeye dayalı” bir ekonomik eğitim programı olarak uygulanan bu çalışma ile lise öğrencileri; okullarında bir iş fikri geliştirerek ürün ya da hizmeti hayata geçiyor ve kendi küçük ölçekli şirketlerini kuruyor. Değer yaratan, çözüm üreten, girişimci düşünce yapısına ve farklı bakış açılarına sahip gençlerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen programa bu yıl İzmir, İstanbul, Adana, Bursa, Şanlıurfa, Kırklareli, Antalya ve Ankara gibi birçok ilden katılım oldu ve 20’yi aşkın gönüllü Bayer çalışanı mentor olarak öğrencilere destek verdi.  Eyüboğlu Okulu öğrencileri tarafından kurulan Entella GençBizz Şirketi, deniz yüzeyindeki katı atıkları toplayan düşük maliyetli bir filtre sistemi geliştirerek Avrupa’da gerçekleştirilen finalde birinci seçilerek bize büyük gurur yaşattı.

Bayer olarak ayrıca bu yıl lise öğrencilerine tarım sektörünü eğlenceli şekilde tanıtarak gelecekteki potansiyel kariyer fırsatlarını göstermek hedefiyle Genç Başarı Eğitim Vakfı iş birliğiyle Adana’da Tarım İnovasyon Kampı gerçekleştirdik. Tarım İnovasyon Kampı kapsamında 100 lise öğrencisi, Bayer çalışanlarından oluşan gönüllü mentorlar eşliğinde 10’ar çalışma takımı oluşturdu ve  “Doğal Kaynakları Koruyarak Tarımda Verimliliği Artırma” konusunda girişimci fikirler ve çözümler üreterek yarıştı.

Ayrıca sosyal sorumluluk alanında global anlamda yürütülen Bayer Gençlik Tarım Zirvesi kapsamında dünya nüfusunu beslemeye yardımcı olacak somut projeler geliştirmek için gıda güvenliğini savunan gençleri bir araya getiriyoruz. Bu yıl Kasım ayında Brezilya’da gerçekleşecek zirvede, Türkiye’yi küçük ölçekli tarla sahipleri ve çiftçileri bölgesel kooperatifler çatısı altında birleştirme projesiyle Yaşar Üniversitesi’nden Hukuk bölümü öğrencisi bir gencimiz temsil edecek.

 

Türk tarım sektörünü ve sorunlarını da konuşmak isteriz. TÜİK verilerine göre çiftçi sayısı her yıl azalıyor. Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz? Tarım sektöründe ve özelde bitki koruma alanında sorunların aşılması noktasında neler önerirsiniz?

 

Bu oldukça kapsamlı ve gerek kamu olsun gerek özel sektör, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu. Tarım ve Orman Bakanlığımızın 2023 hedefleri arasında 150 milyar dolarlık hasıla, 40 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmek yer alıyor. Bu hedefe ulaşabilmek adına tüm paydaşlara önemli görevler düşüyor.

Özellikle çiftçi başına düşen arazi ve verimlilik konularında gelişme sağlanması gerekiyor. Zaman zaman değişmekle birlikte ülkemizde çiftçi sayısı 3 milyonun üzerinde ve çiftçi başına ortalama ekilen alan 7 hektar civarında. Buna karşılık Avrupalı bir çiftçi yaklaşık 27 hektar, Kuzey Amerikalı bir çiftçi ise 121 hektardan fazla bir alanı yönetiyor. Bu durum Türkiye’deki çiftçiyi verimsizleştiriyor. Diğer yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) raporuna göre dünyada 821 milyon insan açlıkla mücadele ediyor, bir başka deyişle dünyadaki her 100 kişiden 11’i açlık çekiyor. 2050  yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyar insana ulaşması bekleniyor. Dolayısıyla giderek artan nüfus karşısında bizim bugüne göre en az %60-%70 daha fazla ürün yetiştirmemiz gerekiyor. Tarım sektörüne baktığımızda yalnızca bizim ülkemizde değil, tüm dünyada verimli tarım alanlarının azaldığını ve genç nüfusun tarım dışına kaydığını görüyoruz. İklim değişikliği gibi küresel bir sorunlarla da karşı karşıyayız. Birim alandan elde edilecek verimin arttırılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda sürdürülebilirliği sağlayarak biyoçeşitliliği de korumak zorundayız.

11. kalkınma planında tarım öncelikli gelişme alanları içerisinde belirlendi. Dijitalleşme, yapay zekâ ve veriye dayalı iş modelleri ile tarımsal bilgi sistemleri geliştirilecek ve tüm kesimlerin kullanımına açılacak. Tarım sektörünün yıllık ortalama % 3,1 oranında büyümesi öngörülüyor. Tarım sayımının yapılacak olması, arazi toplulaştırma çalışmaları ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Örtü altı yetiştiriciliğine yönelik modern seraların kurulmasının yanında mevcut seraların modernize edilmesi, büyütülmesi, paketleme tesisleri ve depo yapımı için yatırım ve işletme finansman desteği sağlanacak. Bunlar ülkemizde tarımın geliştirilmesi ve sürdürebilirliğin sağlanması için son derece önemli konular.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından köyüne geri dönerek geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamak isteyen genç çiftçilere proje kapsamında hibe desteği veriliyor. Bu da oldukça önemli bir proje.

Bitki Koruma ürünleri kapsamında Biyolojik ve Biyoteknolojik mücadele destekleri sağlanıyor. İyi tarım uygulamaları destekleniyor. Entegre mücadeleye son derece önem veriliyor. Bitki Koruma Ürünleri veri tabanı oluşturuldu ve mobil kullanıma da sunuldu. İsteyen herkes buradan mevcut ruhsatlı Bitki Koruma Ürünleri ile ilgili her türlü veriye erişebiliyor. Ayrıca Bitki Koruma Ürünleri Takip Sistemi hayata geçirildi. Bu kapsamda her bir bitki koruma ürününe kare kod tanımlanarak BKU’lerin etkin takibi sağlanacak. İzlenebilirlik günümüz dünyasının vazgeçilmez bir parçası. Biz de Bitki Koruma bölümümüz ile ürünün ekiminden hasata kadar geçen süre zarfında sahada ve merkez ofisimizde görev alan ziraat mühendisi ve çalışma arkadaşlarımızla tüm üreticilerimizin yanındayız. Bitki koruma ürünlerinin doğru bitkide, doğru zamanda, uygun dozda kullanımı ve bitki yetiştiriciliği gibi konularda üreticilerimizi toplantılarla bilgilendiriyor; yapmış olduğumuz tarla günlerinde de bitki koruma çözümlerimizin sonuçlarını üreticilerimizle paylaşıyoruz. 

Bayer olarak ülkemizdeki 60 yılı aşkın tecrübemizle üreticilerimize yenilikçi, entegre, biyolojik ve dijital çözüm önerilerimizi sunarak daha fazla, kaliteli ve güvenilir ürün alabilmeleri konusunda destek oluyoruz ve olmayı sürdüreceğiz.

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!