Ürün depoda çürürken neredeydiniz beyefendiler?

Patates ve kuru soğan fiyatı arttı, herkes bir anda ayaklandı. Aslında ayaklananlar konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler. Çünkü üretim planlaması olmadığı için patates ve soğan da bu olayları her yıl yaşıyoruz.

13:55, 30 Haziran 2018 tarihinde, Murat Palabıyık tarafından eklendi.

Patates ve kuru soğan fiyatı arttı, herkes bir anda ayaklandı. Aslında ayaklananlar konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler. Çünkü üretim planlaması olmadığı için patates ve soğan da bu olayları her yıl yaşıyoruz. Örneğin geçen yıl Mayın ayında patatesin fiyatı %400 artış göstermişti, kuru soğan ise yerlerde sürünüyordu. Geçen yıl kuru soğan para etmeyince bu sezon ekilmedi, patates ise hastalıklardan önemli oranda zarar gördü. Sonuç, patates 6, kuru soğan 6 buçuk lira. Bir de bunun birkaç ay öncesi var, o zaman durum nasıl mıydı?

Niğde ve Nevşehir, patates üretiminde iki önemli şehrimiz. Bu şehirlerde bulunan depolarda 350-400 bin ton patates alıcı bekledi, ancak bulunamadı. Büyük miktarda patatesin depolarda çürüdüğü söyleniliyor. O zaman fiyat 30 kuruş civarındaydı, hatta “patates tüketin” çağrıları yapıldı. Bu çağrılara kulak verilmedi, depolardaki patates filizlendi, kilo ve kalite kaybına uğradı. Üreticinin emeğe ne yazık ki zayi oldu.

 

Ne tüketici mağdur olsun ne de çiftçi

 

Üreticinin emeğe birkaç ay önce zayi olurken kimseden ses çıkmadı, fakat fiyat nasıl ki arttı, Tarım Bakanından tutun, Ekonomi ile Gümrük ve Ticaret Bakanı’na kadar herkes açıklama yapmaya başladı. Rekabet Kurumu konuyu incelemek için görevlendirildi, ithalat söylemleri yapıldı. Tarım Bakanımız Tıp Doktoru Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba ise “Biz evelallah her şeyi hallederiz, bakın göreceksiniz fiyatları düşüreceğiz” şeklinde tuhaf bir açıklamada bulundu. Fakıbaba’nın en ilginç açıklaması şuydu aslında: “Benim vatandaşıma 50 kuruşluk ürünü 6 liraya yedirenlerden hesabı soracağız”. Sayın Bakan, güzel siyaset yapıyorsunuz da, bende size şunu sormak istiyorum: “Tüketici sizin vatandaşınız da, çiftçi değil mi?”    

Bakan bey, patates 6 lira olmasın tabi, ancak 50 kuruş da olmasın. Ne tüketici mağdur olsun ne de çiftçi. Size bunu söyleyecek bir danışmanınız yok mu? Artık patates ve kuru soğan gibi herkesin sofrasında bulunan ürünlerle ilgili üretim planlaması yapın. Bir olay gerçekleştikten sonra, “Tedbir aldık, hesap soracağız” demek kolay. Önemli olan o olayın gerçekleşmesini önlemek. Maalesef bu konuda yetersiz kalıyorsunuz.

Niğde ve Nevşehir’de üreticinin emeğe zayi oldu, çürüyen ürünün atılması üreticilere ayrı bir yük getirdi. Bu konuda neden bir açıklama yapmadınız? Çünkü bu sizi ilgilendirmiyor. Sizi sadece tüketicinin mağduriyeti ilgilendiriyor. Yalnız siz öncelikle üreticiyi korumakla görevlisiniz sayın Bakan…  

 

Dünya patates üretiminin %1,3’ünü Türkiye karşılıyor

 

Biraz da patates hakkında teknik yazalım. Patates; ucuzluğu, birim alandan fazla verim sağlanması, besin değerinin yüksek oluşu, sindirim kolaylığı, endüstride farklı şekillerde kullanılması ve her çeşit iklimde yetişmesi nedeniyle bugün hemen hemen bütün dünyada yetiştirilip tüketiliyor. Dünya nüfusunun giderek arttığı dikkate alındığında, doğal kaynakların korunarak, bugünkü ve gelecek kuşakların gıda güvencesinin sağlanmasında patates önemli bir ürün olarak ortaya çıkıyor. Çin’in yüzde 26,3 payla ilk sırada, Hindistan’ın yüzde 11,6 payla ikinci, Rusya’nın yüzde 8,3 payla üçüncü, Ukrayna’nın yüzde 5,8 payla dördüncü, ABD’nin yüzde 5,3 payla beşinci olduğu patateste dünya üretiminin yüzde 1,3’ü ülkemiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Dünya patates verimi 2016 yılında dekara 1958 kilogramken ülkemizde bu rakam 3 bin 283 kilograma kadar çıkmaktadır.

Ülkemizde üretimin yoğun olarak yapıldığı iller sırasıyla Niğde, Konya, Afyonkarahisar, İzmir, Kayseri, Nevşehir, Adana’dır. Bu illerimizi sırasıyla Aksaray, Sivas, Bolu, Bitlis ve Hatay illerimiz takip etmektedir. Ülkemiz üretiminin yaklaşık yüzde 82,7’si bu illerimiz tarafından yapılmaktadır.  

 

İç tüketim yeterli değil

 

Patateste bir türlü üretim planlaması yapılmıyor. Son 10 yılda üretim 3,9 milyon ton ile 4,8 milyon ton arasında seyrediyor. Son 10 yıldır patates üretim alanları da 1,25 ile 1,72 milyon dekar arasında değişiyor. 2012 yılında 1,72 milyon dekara çıkan üretim alanı, 2013 yılında 1,25 milyon dekara kadar düştü, 2015-2017 döneminde 1,43-1,54 milyon dekar arasında seyretti. 2013 yılında 3,95 milyon tonla 4 milyon tonun altına inen üretim, 2017 yılında 4,8 milyon tona çıktı. Yalnız bu üretimin sadece yüzde 5 kadarı ihracata gidiyor. İç piyasada da tüketim yeterli değil. Bazı Avrupa ülkelerinde kişi başına patates tüketimi ülkemizdekinin 3-4 katını buluyor. Patates son derece yararlı bir besin. Çok değişik şekillerde tüketimi de mümkün. Daha fazla patates tüketebiliriz. Kişi başına 4-5 kilogram daha fazla patates tüketsek, depolarda patates kalmaz. Üretim belli bir planda seyreder ve bu tür fiyat artışlarına maruz kalınmaz.

  

Ürünü satamayan çiftçilerin mağduriyeti giderilmelidir

 

Türkiye’de bitkisel üretimde önemli bir yeri olan patateste yaşanan fiyat istikrarsızlıkları üreticiyi de tüketiciyi de etkiliyor. Patates fiyatlarının arttığı dönemde tüketiciler, fiyatların düştüğü dönemde de üreticiler mağdur oluyor. Bu yıl patates üreticileri pazarlama problemiyle karşı karşıya kalmışlardır. Üreticiler kilogramını ortalama 50 kuruşa mal ettiği patatesi, 30-35 kuruşa satmakta zorlanmışlardır. Niğde ve Nevşehir’de bire bir görüştüğüm ilaç ve gübre bayileri, tahsilat sıkıntısı yaşadıklarını dile getirmişler, ürünün para etmemesinden dolayı çiftçinin zarar ettiğini söylemişlerdir. Bölgede ilaç ve gübre bayileri, çiftçiler, yüzlerce aile mağdur olmuştur. Bu mağduriyetin giderilmesi için hiçbir çalışma yapılmamıştır.

 

Üretim planlaması olmazsa olmaz

 

Bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için neler yapılmalıdır? Öncelikle üretim ve fiyatta istikrarın sağlanabilmesi bakımından; üretim planlaması yapılmalıdır. İhracat desteğinin düzenli ve zamanında verilmesi önem arz etmektedir. İç talep artırılmalı, münavebe süresine titizlikle uyulmalı, başta elektrik olmak üzere üretim maliyetleri düşürülmelidir. Patatesin sanayiye entegrasyonu, üretim ve işleme çeşitliliği sağlanmalıdır. Temennim, patates fiyatların düşmesi değil, üreticilerin alın terinin karşılığını alması ve bin bir emekle ürettikleri ürünün zayi edilmeden değerlendirilmesidir.

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!