Yeni kabinenin önceliği tarım olmalıdır

Bir ayı geride bırakırken, sektörümüzde ve ülkemizde önemli gelişmeler yaşandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin etmesiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı. Yeni sistemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birleştirilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı yapıldı.

01:58, 05 Ağustos 2018 tarihinde, Arif Temiz tarafından eklendi.

Sevgili harmanTIME Okurları,

Yeni bir sayı ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bir ayı geride bırakırken, sektörümüzde ve ülkemizde önemli gelişmeler yaşandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin etmesiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı. Yeni sistemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birleştirilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı yapıldı. İki Bakan, Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba ile Sayın Veysel Eroğlu, görevlerini yeni Bakan Sayın Bekir Pakdemirli’ye bıraktı. Öncelikle yeni bakana görevinde başarılar diliyor ve sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum. Umut ediyorum Sayın Pakdemirli, diğer bakanların yapmış olduğu hataları yapmaz ve sektörün yapıcı sorunlarına el atar. Kabinenin tüm üyelerine, ülkenin önceliğinin tarım olduğunu anlatır. Tarımda büyük potansiyele sahip olduğumuzu büyük ihtimalle biliyordur Sayın Bakan. Tarımda reformlar gerçekleşecek mi, sorunlar çözülecek mi, bekleyip göreceğiz. Ben umutluyum…

Değerli Tarım Sevdalıları, Türkiye genelinde hububat hasadının sonuna gelindi. Birçok bölgemizde de hasat bitti. Rekolte iyi görünüyor, ancak burada rekolteden daha çok hasat sonrasında toprağın yakılmasına, yani anıza değineceğim. Yazarımız Sayın Kurban Nedret, “Anızı Yakmayalım, Toprağımızı Koruyalım” başlıklı makalesinde, anız yakılmasının doğurduğu olumsuz sonuçları ayrıntılı ele alsa da, ben de birkaç şey yazmak istiyorum. Sayın Nedret, anızı yakmayı en büyük kötülük şeklinde niteliyor, ben ise biraz daha ileriye gidiyorum, bunu katliam olarak adlandırıyorum. Çukurova bölgesinde yaptığım seyahatlerde, hiçbir uyarının dikkate alınmadan anızın yakıldığına çok kez şahit oldum. Anızın yakılması, toprakta yaşayan birçok canlının zarar görmesine neden oluyor, doğal dengeyi bozuyor. Hayvan yemi olarak kullanılan sap-saman (saman ithal ettiğimiz unutulmamalı) yok ediliyor, ülkemiz ekonomisine zarar veriliyor. En önemlisi toprak verimliliği azalıyor. Kıymetli çiftçilerimize yalvarıyorum, lütfen toprağın canını yakmayın…

Bu iki önemli konuya değindikten sonra gelelim içeriğimize. Türkiye, kuru meyve ihracatında önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde kurutularak değerlendirilen ürünlerin %63’ü yurtdışına ihraç edilmektedir ve tüm ihracat gelirimizin %80’ini oluşturmaktadır. Dünya’da kurutulmuş ürün üretimi her geçen gün artmakta olup, bu üretimin büyük bölümü A.B.D (297.557 ton) ve Türkiye’de (190.000 ton) gerçekleşmektedir. Kuru meyve ihracatında ilk sırada çekirdeksiz kuru üzüm, ikinci sırada kuru kayısı ve üçüncü sırada kuru incir gelmektedir. 2017 yılı ihracatımız ülkeler bazında incelendiğinde en önemli ihraç pazarımızın 165 milyon $'lık ihracat yaptığımız Almanya olduğu görülmektedir. Almanya'dan sonra en fazla ihracat yaptığımız ülkeler İngiltere ve Fransa olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülke ekonomisine büyük katma değer sağlayan kuru meyveleri, bu ay kapağımıza taşıdık.

Ülkemizde yazlık olarak yetiştirilen ayçiçeğinin hasadı bölgeye ve ekim zamanına bağlı olarak genellikle ağustos ve eylül aylarında yapılmaktadır. Geç veya ikinci ürün olarak ekilen ve gelişme devresi çok uzun olan ayçiçeklerinin hasadı da ekim ayına kalmaktadır. Ayçiçeği hasadında biçerdöver kayıplarını azaltmak için ayarlı ön tabla ile uygun yükseklikten zamanında hasat yapılması çok önemlidir. Fazla yüksekten hasat yarı yatık bitkilerin biçerdöverin ön tablasına alınmasını önleyerek tabla ve verim kaybına neden olmaktadır. “Ayçiçeğinin Ekonomik Önemi ve Hasatta Tane Kayıplarının Azaltılması” başlıklı makaleyi Sayın Dr. Sami Süzer kaleme aldı.

Sirke sinekleri bu sezon meyve üreticilerinin ve ihracatçıların canını çok yaktı. Zararlıya karşı yapılan mücadelede yetersiz kalındı. Sayın Dr. Asime Filiz Çalışkan Keçe, “Türkiye Meyve Yetiştiriciliği İçin Potansiyel Bir Tehlike: Drosophila suzukii (Matsumura) (Diptera: Drosophilidae) (Kanadı Noktalı Sirke Sineği)” başlıklı makalesinde, zararlıyla mücadele yöntemlerini ayrıntılı anlattı.

Salyangozlar ve sümüklüböcekler birçok bahçe ve peyzaj alanlarında problem olmaktadır. Yazlık sebzelerde, fidanlarda, turunçgiller ile birçok meyve ve orman ağaçlarında, buğday arpa, tütün, patates, çilek ve süs bitkilerinde zararlı olmaktadır. Tarla ve bahçelerde kültür bitkilerinin yaprak sürgün ve meyvelerini kemirerek zararlı olurlar. “Salyangozlar, Sümüklü Böcekler ve Mücadele Yöntemleri”ni Sayın Dr. Pervin Erdoğan kaleme aldı.

Türkiye bitkisel yağ ve yağlı küspe açığının kapatılmasında önemli bir bitki var, aspir. Ancak bu değerli bitki Türkiye’de bir türlü hak ettiği değeri bulmuyor. Sayın Veysel Kaya ve Sayın Öğr. Gör. Mukadder Üstün Kaya, “Aspirin Türk ve Dünya Tarımındaki Yeri 2018/2019 Sezonu Beklentileri” başlıklı makalelerinde, aspir üretiminin artması için neler yapılması gerektiğini ele alıyor.

İçeriğimizde okuyacağınız daha birçok makale, güncel ve sektör haberleri ile infografikler olacak. Bir sonraki sayımızda görüşmek umuduyla; hepinize bereketli işler, huzur dolu, aydınlık güler dilerim… 

Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!