Yeni yılda da zengin içerikli sayılar çıkarmaya devam…

Kıymetli Okurlarımız, Yeni yılda da bayinize, tarlanıza, seranıza, ofisinize, bağınıza, bahçenize konuk olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2018’i geride bırakırken 2019’da yapacaklarımızın heyecanı içindeyiz. Sizlerin desteği, ilgisi ve sevgisiyle zengin içerikli başarılı sayılar çıkardık. HarmanTIME ailesi adına hepinize teşekkür ediyorum.

17:25, 02 Ocak 2019 tarihinde, Arif Temiz tarafından eklendi.

Kıymetli Okurlarımız,

Yeni yılda da bayinize, tarlanıza, seranıza, ofisinize, bağınıza, bahçenize konuk olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2018’i geride bırakırken 2019’da yapacaklarımızın heyecanı içindeyiz. Sizlerin desteği, ilgisi ve sevgisiyle zengin içerikli başarılı sayılar çıkardık. HarmanTIME ailesi adına hepinize teşekkür ediyorum.

Sektörümüz 2018 yılında büyük sıkıntılar yaşadı. Umarım 2019; sıkıntısız, sorunsuz, bol kazançlı, her kesimden insanların yüzü güldüğü bir yıl olur. Yeni yıla siz kıymetli okurlarımızla merhaba derken; hepinize sağlık, mutluluk, huzur, başarı, keyifli bir yıl diliyorum…

Bağcılık ekonomik ve sosyal açıdan Türk tarımı için önemli rol oynamaktadır. Bağcılıkta yapılan hataların telafisi ise çok zordur. Özellikle budama, bağcılıkta çok önemlidir. Asmada göz verimliliği denildiğinde, 1- gözlerin bulunduğu yere ve konuma göre salkım oluşturma potansiyeli ve özelliği, 2- budamada bırakılan göz sayısına göre üzüm çeşitlerinin salkım oluşturma potansiyeli anlaşılmaktadır. Gözler bir önceki yaz içerisinde yıllık sürgünlerin yaprak koltuklarında oluşan, ertesi yılın ilkbaharında süren salkım oluşturan ve asmanın verimliliğini belirleyen yapılardır. “Asmada göz verimliliği ve buna uygun budama yöntemleri” bu ayki kapak konumuz.

Zeytin, yağı nedeniyle özellikle Akdeniz ülkelerinde yüksek ekonomik değeri olan bir bitkidir. Çok eski yıllardan beri zeytin ağaçlarını etkileyen yumru hastalığına Pseudomanas syringae pv. savastanoi (Smith. Stevens) adlı bakteri sebep olmaktadır. Bu hastalık zeytin yetiştirilen her yerde görülmektedir. Hastalık kök, gövde, yaprak ve sürgünleri tahrip ederek verimliliği düşürür. Enfekte olmuş ağaçların meyvelerinin tadında bozukluğa yol açar. Bütün genç ağaçlar, bu hastalığa karşı hassastır. “Zeytin Dal Kanseri Hastalığı (Pseudomonas Savastanoi Pv. Savastanoi)”nı Sayın Zir. Müh. Kurban Nedret kaleme aldı.

Ülkemiz, baklagil üretimi ve tüketimi bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden birisidir. Geniş tarım alanları ve iklim koşulları nedeniyle çok sayıda değişik ürünlerin büyük kapsamda yetiştirilmesine olanak sunan koşullara sahiptir. Özellikle nem içeriği düşük ürünler depolanabilmekte ve piyasaya sunularak tüketim yıl boyunca karşılanmaktadır. Türkiye’de araştırmacıların yaptıkları araştırmalara göre depolanmış ürünlerde, böceklerden kaynaklanan yıllık zarar oranının %10 – 50 arasında olduğu görülmüştür. Depolanmış ürün zararlıları, iklim ve ekolojik koşulların kendileri için elverişli olduğu her yerde bulunurlar. Yayılmalarda ülkeler ve kıtalar arası ticaretin payı büyüktür. Çünkü larva veya erginin tohumun içinde bulunması sebebiyle yapılan kontrollerde gözden kaçabilmektedir. Sayın Zir. Müh. Pelin Kuşoğlu, “Depolanmış baklagil zararlıları ve mücadele yöntemleri”ni sizler için hazırladı.

Buğdayda birim alanda alınacak ürünün kalite ve verimini olumsuz yönde etkilen birçok abiyotik ve biyotik faktörler bulunmaktadır. Bu biyotik faktörlerden biride buğdayda başakları hastalandırarak, buğday danelerini tamamen tahrip edip, ürünün kalite ve kantitesini önemli oranda azaltan sürme (Tilletia spp.) hastalığıdır. “Buğdayda sürme hastalıkları; Cüce Sürme (Tilletia caries (D.C)Tul., Tilletia foetida (Waller)Liro.), Adi Sürme (Tilletia contraversa Kühn.), Hint Sürmesi (Tilletia indica Mitra)” Sayın Dr. E. Burcu Turgay’ın kaleminden zengin içeriğimizde.

Kivi bitkisi, son 30-50 yılda adından en çok söz edilen ve üretimi hızla artan meyve türlerinden biridir. Geniş adaptasyon yeteneği, bitki ve meyve özellikleri, depolama kolaylıkları, yüksek fiyata alıcı bulması üretimindeki sıçramayı sağlamıştır. Kivinin Türkiye ve dünyadaki durumu meyvecilik bölümümüzde.

Stres; bitki doğal yaşam alanı içinde metabolik iç dengeyi değiştiren veya bozan, büyüme durumundaki herhangi bir değişiklik olarak tanımlanmaktadır. Stres, bitkilerde gen ve hücre metabolizması, bitki büyüme oranı ve verimdeki değişimlere kadar birçok olaya etki eder. Stres faktörlerini gruplandırmak gerekirse: Canlı (Biotik) ve Cansız (Abiotik) faktörler olmak üzere iki gruba ayırabiliriz. Sayın Dr. Canan Yılmaz, bitki sağlığı köşesinde, “Bitkiler strese nasıl cevap verir?” sorusunu cevaplıyor.

Buğday tarlasına ilkbahar döneminde doğru zamanda ve dozda azotlu gübre uygulaması birim alandan alınan verimi ve ürün protein oranını önemli oranda artırmaktadır. Ancak kullanılan gübre miktarındaki artışa bağlı olarak belli bir azot dozundan sonra bitkilerde görülebilecek kök hastalıkları, yatma gibi nedenlerle buğday tane verimi düşebilmektedir. Bu nedenle verim ve kalite kaybına neden olmayacak en ekonomik azotlu gübre dozu kullanımı büyük önem taşımaktadır. Sayın Dr. Sami Süzer’in “Sürdürülebilir bitki besleme kapsamında buğday yetişme döneminde üste azotlu gübre kullanımı” başlıklı makalesi, buğday yetiştiricilerine katkı sağlayacak.

İçeriğimizde okuyacağınız daha birçok makale, güncel ve sektör haberleri ile infografikler olacak. Şubat sayımızda görüşmek umuduyla; hepinize bereketli işler, huzur dolu, aydınlık güler dilerim…

Etiketler :
Yorum Yap
NE DEDİLER
Henüz yorum yapılmamıştır!